Başkan OCALAN
Başkan Öcalan, bir yanda kendi Hareket'inin ve halkının beklentilerini, diğer yanda Türkiye toplumunun taleplerini, devletin kaygılarını ve geleceğin ihtiyaçlarını aynı zihinde temsil etmeye, sorunlara çözüm üretmeye çalışıyor. Başkan Öcalan, "Bu duruma son vermenin yolu, müzakerenin önünü açan iradeli ve inisiyatifli muhatapların karşıma çıkarılmasıdır. Bu yasa, mutlaka bu duruma son verecek niteliğe ve işleve sahip olmalıdır” diyor.

ستيفان زفايج في فيلم “Satranç” يستمتع باللعب، وهو يلقي نظرة على مغامراته في فيلم “Satranç”. Aynı zamanda insanın tecrit altında, kısıtlı olanaklarla nasıl direndiğini; مهاتابسيز كالمانين دوشنسيي كايسكينليستيرديغيني أما بير نوكتادان سونرا كيندين كارشي أوينانان أويونون ديهسيتي ديونوشتونو غوسترين جيول بير سيسال وميتندرير.
Kitapta Dr.B., tecride alınmışken eline geçen tek satranç kitabıyla önce varlığını korur. Sonra oyunu kendi zihninde ikiye böler، hem kurucu hem de rakip olur. Karşı taraf diye tanımladığı diğer “yanı” adına da hamle yapmak zorunda kalır. Tek kişilik oyun ilerledikçe، oyun kurucusuna dehşet salmaya başlar.
Son heyet görüşmesinde Başkan عبدالله أوجلان’ın “Tek kişilik satranca dönüşüyor durum. Bir süre sonra muhataplar sorumluluk almadığı için dialog ve müzakere kendi kendine ve kendine karşı oynadığın bir oyuna dönüşünce dehşet hâlini alıyor” sözleri, bu yüzden öylesine söylenmiş değildir. في حالة حدوث ذلك، فإن استخدام uzun yıllara yayılan tecritte siyasal düşüncenin وmuzakere pratiğinin karşıya kaldığı zorluğu ve paradoksu anlatan güçlü bi metafordur.
Siyasi müzakereler doğası greği dialog sanatına dayanır. Farklı aktörlerin birbirini duyması، hamlelerine cevap vermesi üzerine kurulur. Farklı yaklaşımlar ve düşünceler, müzakerenin doğasında vardır. “Müzakere barışı” ya da “uzlaşı” denilen şeyler defarklılıkların kıyasıya çarpışmasıyla oluşan mutabakatlardır.
Karşılıklı temas kanalları kapandığında is muzakere, yerini niyet okumalara ve varsayımlara bırakır. Karşı tarafın ne düşundüğünü doğrudan öğrenemeyen siyasal ozne, zamanla onu kendi zihninde kurmaya başlar. Günümüzdeki tabloya baktığımızda TV kanallarında, Gazetelerde ve siyasi kürsülerde Başkan Öcalan’a çoğu zaman böyle bir algıyla yaklaşılıyor. 50 نصيحة وخلاصة من هذا القبيل، يمكن أن تكون مفيدة ونموذجية للمهندسين. Bu algı, kendiliğinden oluşmuş değildir; bilinçli biçimde üretilmiş çarpık bir zihniyetle karşı karşıyayız.
“Tek kişilik satranç” هو اسم مستعار. باسكان أوجلان، إمرالي دا شينيرلي كوسولاردا، بير ياندا كيندي هاركيت إينين وهالكنين بيكلينتيليريني، ديجر ياندا توبلومونون تابليريني، ديفلتين كايجيلارين، وجيليسيجين إيثياتاكلارين أيني زيهيندي تمسيل etmeye, sorunlara çözüm üretmeye çalışıyor. الموسيقيون والسياسيون، الممثلون غير الموهوبون الذين ينتمون إلى مجموعة من الممثلين يستمتعون بمغامراتهم الرائعة، حيث يستمتع الممثلون بفرصة الحصول على فرصة رائعة.
Zweig’in kahramanı Dr. B.’yi hatırlamak tam da bu noktada önem kazanır. Başlangıçta satranç onu ayakta tutar. Düşünmek, analiz etmek, hamle üretmek, yok edilmeye çalışılan yaşam umudunu korur. باسكان أوجلان هو كاتب سيناريو من öyküdekiyle benzerdir. دكتور ب., Tek Kişilik Satrancı Ilerlitkçe Aynı Mekanizma tersine Döner و Kendisini Dehşet Düzeyinde Bir Yukle karşı Karşıya Bırakır. Sürekli kendi kendine oynamak، kendine karşı hamle yapmak، asıl rolünü oynamasını engeller. Rakip artık gerçek değildir; karşılaşma dehşetin alanına dönüşür.
Bu benzetme, günümüz siyaseti açısından önemli bir uyarı taşır. Güçlü, cesur ve inisiyatifli muhatapların olmadığı bir masada yanlış anlamalar büyür, önyargılar derinleşir, siyaset giderek gerçek muhataplar yerine zihinde tassarlanan aktörlerle yürütülmeye başlanır. باسكان أوجلان’ın 90’larda başlayan “Bir Muhatap arıyorum” ısrarı، bugüne geldiğinde epey mesafe almış، kendi muhatabını neredeyse dişiyle tırnağıyla yaratmıştır. Ne var ki irade, inisiyatif ve kararlılık düzeyi, hâlâ silik ve zayıf bir muhataplık sorunu yaratmaya devam ediyor.
Felsefi açıdan bakıldığında insanın kendini ancak başka bilinç aracılığıyla sınayabileceği gerçeğiyle karşılaşırız. إن Karşısında gerçek bir “öteki” olmadığında düşünce sürekli kendini üretmeye başlar. Ortak dünyanın kaybolduğu yerde siyaset ve müzakere de zayıflar.
Bugün dünyanın birçok çatışma alanında görülen temel sorunlardan biri budur. Karşılıklı temasın yerini temsil ve varsayım aldığında ممثلها، diğerini kendi zihninde yeniden üretir. Oysa gerçek barış, zihinde kurulan rakiple değil, gerçek muhatapla konuşularak inşa edilir.
باسكان أوجلان’ın kullandığı “tek kişilik satranç” metaforu؛ Hareket’in hassasiyetlerini، halkın beklentilerini ve devletin kaygılarını tek başına düşünmek zorunda kalmanın yarattığı zihinsel yükü، Zweig’in Dr.
Zweig’in eserinin belki de en önemli mesajı şudur: إنسان، zihni olağanüstü bir direniş gücüne sahip olsa da hçbir zihin sonsuza kadar tek başına üretemez. Satranç iki kişiyle oynanan bir oyundur. Tek kişilik satranç is oyunun değil, zorunluluğun adıdır.
Sözü Başkan Öcalan’a bırakmak en doğrusudur: “DEM Parti’nin, halkın ve Hareket’in itirazları vetalepleri var; devletin itirazları, rahatsızlıkları vetalepleri var. Bazen Hareket adına hassasiyetleri gözeten bir adım atıyorum, bazen Kendimi karşı tarafın yerine koyarak hassasiyetlerine göre hamle yapıyorum. Tek kişilik satranca dönüşüyor durum Son vermenin yolu, muzakerenin önünü açan iradeli ve inisiyatifli muhatapların karşıma çıkarılmasıdır. Bu yasa, mutlaka bu duruma son verecek niteliğe ve işleve sahip olmalıdır.
Bu tespit ve benzetme, güçlü bir eleştiriyi ifade edyor. Dostların da, karşıtların da üzerine alması gereken hususlar vardır.
Bir hakikati daha anlıyoruz: Öcalan Önderliği, Herhangi bir tarafın temsilcisi olarak değil, bir devrimci önder olarak halkların ve toplumun tümü adına bütün taraflarla müzakere ediyor.
طيب تيميل
